boring in Turco

pronuncia
i. delme
s. sıkıcı, can sıkıcı

Frasi Di Esempio

Two reasons to give exams. You can spend 3 hours in self meditation and you can see your teachers being bored who usually bore you.
Sınavlara girmek için iki neden. Meditasyon yaparak üç saat geçirebilirsiniz ve ikincisi ise normalde sıkıldığınız hocalarınızın sıkıldığını görebilirsiniz.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
Your guest is smiling, but he might be bored, because no one talks to him.
Misafirin gülümsüyor, ama sıkılmış olabilir, çünkü kimse onunla konuşmuyor.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
I’m bored.
Sıkıldım.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
I can't settle for this boring life.
Bu sıkıcı hayata razı olamam.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
He bored us with his long stories.
Uzun hikayeleriyle bizi sıktı.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
Life is boring in a small village.
Küçük bir köyde hayat sıkıcıdır.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
Nicholas started to get a little bored.
Nicholas biraz sıkılmaya başladı.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
He bored me with his endless tales.
Onun bitmeyen masallarından sıkıldım.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
I'm bored and don't know what to do.
Sıkıldım ve ne yapacağımı bilmiyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
I hadn't realized how boring Nicholas was.
Nicholas'ın ne kadar sıkıcı olduğunu fark etmedim.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!




© dictionarist.com