brave in Turco

pronuncia
f. cesaretle karşı koymak, meydan okumak; göğüs germek
i. kızılderili savaşçı, kızılderili savaşçılar
s. mert, yiğit, cesur, yürekli, kahraman, görkemli, şahane

Frasi Di Esempio

The policeman is brave.
Polis cesurdur.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
Being brave is a bless.
Cesur olmak bir lütuftur.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
I am not brave enough to do bungee jumping.
Bungee jumping yapmak için yeterince yürekli değilim.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
Are you brave enough to jump across the stream?
Derenin öbür tarafına atlayacak kadar cesur musun?
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
The brave captain saved his ship.
Cesur kaptan gemisini kurtardı.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
I think what Nicholas did was very brave.
Bence Nicholas'ın yaptığı çok cesurca.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
He is as brave a man as ever lived.
O şu ana kadar yaşamış cesur bir insandır.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
She was a child but she was brave.
O bir çocuktu ama cesurdu.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
He became brave in the face of danger.
Tehlike karşısında cesurlaştı.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
He was brave enough to go there alone.
Tek başına oraya gidecek kadar cesurdu.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!




© dictionarist.com