uncertain in Turco

pronuncia
s. güvenilmez, belirsiz, kesin olmayan, şüpheli, emin olmayan, kararsız, değişken, bir öyle bir böyle olan

Frasi Di Esempio

I am uncertain when he will come next.
Ben onun daha sonra ne zaman geleceğini bilmiyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
Nicholas is still uncertain about whether to go to college or not.
Nicholas üniversiteye gidip gitmemesi konusunda hala emin değil.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
Uncertain future for Haiti's 2, 000 quake amputees
Haiti'nin 2000 depremi sakatları için belirsiz bir gelecek.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
Whenever we're together, he seems so... uncertain.
Ne zaman bir araya gelsek, çok... kararsız görünüyor.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
This world is an uncertain realm, filled with danger...
Bu dünya, tehlikelerle dolu, anlaşılması güç bir diyar...
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
Tom thinks he knows the answer but he is uncertain.
Tom cevabı bildiğini sanıyor, ama emin değil.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
In living through these uncertain times, it is necessary to be flexible and not be a captive to traditional values.
Bu belirsiz zamanlarda yaşamada, esnek olmak ve geleneksel değerlere esir olmamak gerekmektedir.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
The weather is uncertain at this time of year.
Yılın bu zamanında hava değişkendir.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
Tom is still uncertain about whether to go to college or not.
Tom üniversiteye gidip gitmemesi konusunda hâlâ emin değil.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!
Tom is still uncertain.
Tom hâlâ güvenilmez.
pronunciation pronunciation pronunciation Segnala un errore!




© dictionarist.com